Blog Listem

4 Ocak 2010 Pazartesi

Ünzile insan dölü...



Varmadan sekizine
Ergin oldu Ünzile
Hem çocuk hemde kadın
Onikisinde ana
Bir gül gibi al ve narin
Bir su gibi saydam ve sakin
Susar kadın ünzile

Yağmuru kim döküyor
Ünzile kaç koyun ediyor
Dayaktan uslanalı
Hiçbişey sormuyor





diyor bir reklam filminde Şebnem Ferah
Aysel Gürel in kelimeleri ile kadının çocukluktan başlayan aciziyetini anlatıyor.
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği "Okumak İstiyorum" kampanyası ile yine sadece okula gidemeyen değil hayata dahil edilmeyen geleceğin binlerce kadınına el uzatmaya çalışıyor.
Komşumuzda bizden çok gerilerde sandığımız bir çok Ortadoğu ülkesinden bile daha gerideyiz kızlarımızın okula gönderilmesi hususunda.
Şimdi bir çocuk sahibi olmanın verdiği muazzam algılama ile ben;Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği nin bu kampanyasını her duyduğumda tüylerimi ürperten Ünzile şarkısı kulaklarımda canı gönülden destekliyorum.
Hayata katılma hakkı,hakkını savunamayacak kadar minik her yüreği tanınmalı...
Daha detaylı bilgi ve diğer yardım kollarına bakmak isterseniz

25 Aralık 2009 Cuma

23.12.2009 Minik adamım Sünnet oldu...

11 Günlük Bir Bebeğin Sünnet Hikayesi....

Anne oluyorsun diyenlere hep söylediğim bir şey vardı,anne olmak sadece bebek doğurmak değildir."Bu ünvanı cidden haketmek gerekir" gibi...
Seninle elele vererek ve bir canlıyı dünyaya getirmenin her anını kan dolaşımımda hissederek ilk buluşmamızı hazırlasam,çoktan önceliklerimin önceliği olsan,bana uykusuz gecelerle dolu bir yaşam devri sunsan da daha bunun anne olmakta yolun en başı olduğunun farkındayım.
Ama gerçek anlamda anne olduğumu hissetitiğim yegane gün iş sünnet olduğun gündü bal...,
Bunu da söylemeden duramamaktayım.
Kimse o minik canının yanacağanı düşündüğü için gülcemaline henüz bunu yaşatmak istemiyordu.
Ama biz babanla daha sen doğmadan bunun kararını çoktan vermiştik.
Seni kendini ve hayatını daha yalan yalnış anlamaya başlayacağın zamanlarda kesilme psikolojisi,mecburi narkoz eşliği, travmatik bir sünnet serüveni ile düğününde yatağında ayağa kalkamadan geçirmeni istemiyorduk.
Canımız doktorumuz Tamer Abimiz bizi çoktan bu konuda ikna etmişti ve Ali doktorunla bizi tanıştırmıştı.
Ve bizde ilk kontrolün için gittiğimiz Cumartesi günü bu radikal ama güzel kararı verip randevumuzu aldık.
Annen o hafta boyunca Çarşamba günü sabahı hat safhaya gelen seviyesi ile inanılmaz heyecanlı bir dolu da endişeliydi.
Baban gururlu,bir çınar gibi dimdik ,kaygılı ama sakin...
Sabah 8 de yatış yapıp 9 da ameliyata alınacaktın,ancak trafiğin azizliğinden muzdarip biz; 9u çoktan geçkin saatte hastaneye vardık.
9 u 25 geçe bizi odamıza yatış için aldılar,Ali doktorumuzla görüştük, 9 30 da parmağından kan pıhtılaşması tespiti için kan alındı ve hafifçe ağlamaya dönük sesinle gözyşları annenin kapısını çaldı.
Kan alınırken yine bakamadım.9:35 de hemşire hanım baban ve sen ameliyathaneye indik,babanı alacaklar zannederken sadece o boncuk gözlerinle bize bakar halde hemşire hanımın kucağına seni ve kameramızı bırakabildik.
Yukarı odamıza dönerken güzel bir iş yapmanın ,aile olmanın ,senin bir erkek olarak geleceğinin gururu bir omzumuzda,hiç anlamayacağını iki günde iyileşeceğini söyleyen doktorlara inat canının yanacağı endişesinin üzüntüsü bir omzumuda odamıza çıktığımızda babanla biraz ağlaştık.
Cüneyt Arkın ve Türkan Şoray ın Aşk Mabudesi filmi eşliğinde 35 dk seni beklerken bir kez daha Rabbimize hastaneye böyle gururlu bir şey için seni getirdiğimiz için şükrettik.
Dönüp geldiğinde yarı uykulu mahmur keyifli halin,kameradaki lokal anestesi ile herşeyin farkında ve hiç ağlamamış görüntülerin içimize su serpti.En güzeli zor kısmı bitmişti.Yanımızda idin.
Annem bugün 3.günümüz ve sen doktorlarımızın da söylediği gibi yaptığımız pansumanlarla hiç birşey olmamış gibi gık bile demeden toparladın.
Şimdi mutlu oluyorum düşündükçe,babanla ileride sana yapacağımız güzel düğün yemeğini hayal ediyoruz.Canın yanmadan,hiçbirşey anlamadan.Belki şakacı bir canlandırma ile :)
Ali doktorumuz ilk bir ay bebeklerin kötü bellekleri yoktur yaşadığı acı veren hiçbişeyi akıllarında tutamıyorlar demişti.
Biz bence daha değerli hali ile minicik yüreğinle karşıladığın bu önemli olayı bu yazı ile ölümsüzleştirelim.
Ölümsüzleştirelimki sen her zaman ne kadar metanetli ne kadar güzel ve özel bir çocuk olduğunu bil.
Sünnetin hayırlı olsun oğlum...Yüce Rabbim her zaman yanında olsun.
Seni Çok Seviyorum
Annen...




18 Aralık 2009 Cuma

Göbeğimiz düştü...17.12.2009 Perşembe


Seni bana bir tek dugusal bağlar değil bir de göbek bağı bağlıyordu annem...
Doğuşunu gördüğüm o gün o bağı aramızdan ilk kestiklerinde yüzünü görmenin heyecanı ile pek bişey düşünememiştim.
Bugün o bağın kalan kısmıda kopup gittiğinde senin artık bu dünyada tam anlamı ile bir birey olduğunu hisettirdi bana..
Artık annenle bir göbek bağın yoktu ama ben çoktan seninle koparılmasından ruhum yok olduğunda bile emin olamadığım ,
göbek bağından çok daha verimli ve kuvvetli duygusal bağlar kurmuştum bile....
Kuruyup asla düşemeyecek...
Benim bağlarım hiç bitmeyecek...
O şekilsiz göbek parçasını mı ne yaptık?Bilmem senin için ileride ne kadar bişey ifade eder olacak ama büyüklerin engin tecrübeleri ile istikbalini etkileyecek nadide bir parça olarak bir eğitim yuvası bahçesine gömmek üzre sakladık.
İleride tembel olursan vay onu bana saklatanların haline ....
İşin sonu mu?
Seni seviyorum...
Annen...

17 Aralık 2009 Perşembe

Bir Meleğe isim vermek..16.12.2009 Çarşamba


Bir Meleğe isim vermek ne kadar zormuş...
Nerede ise 9 ay seni nasıl nitelendirebilceğimizi düşünüp durmuştuk...
Ve işte kim okuyacak minik kulaklarına
Bir ömür sana seslenirken duyacağın o harfleri kim fısıldayacak sana...
diye düşünürken babanın sesinden isminle tanıştın....
Mehmet Rüzgar...Mehmet Rüzgar...Mehmt Rüzgar...
Benim bal oğlum...
Dün akşam Baban sana önce varlığından ötürü Rabbimize şükür için secde etti,
ardından ismini kulağına fısıldayıverdi.
Senmi ne yaptın?
Uyudun sadece ve sadece huzurla uyudun...
Babanın kollarından,onun sesiyle bu dünyada önce bir nefese, şimdi bir sese sahip oldun...
Seni sevmekten öteyiz Can oğlumuz...
Mehmet Rüzgar...
Annen

15 Aralık 2009 Salı

Hoşgeldin Yaşamın muhteşemliği...Mehmet Rüzgar'ımız...12.12.2009

12.12.2009 Cumartesi Saat 17:10






Seninle ilk gözgöze geldiğimiz o muhteşem an benim Güzel Oğlum...



Seninle kenetlenerek tamamladığımız 9 ayın ardından güzel yüzünle tam istediğimzi gibi bir kavuşma sahnesi içinde buluştuk...Hayatı doyasıya hissederek...

Seninle uzun bir yolculuktan gelerek...



Çok fazla söze lüzum yok gökyüzüm...
Hayat sana her zaman gülen pencerelerden baksın...
Sen sihirli bir değnek edası ile tüm ailemize dokunan mucize bir varlıksın...



İyiki doğdun Mehmet Rüzgar'ımız...
Meğer nerelerdeymişsin...İyiki geldin...İyiki Varsın...
Annen Ve Baban



11 Aralık 2009 Cuma

Hastalıkta Ve Sağlıkta

10 Aralık
Doğduğun ve Karın Olduğum Gün...

10 Aralık ...

İfadeler birazdan fazla yetersiz bugünün benim için kıymetini anlatmaya değerlim....
Benim gönlü büyük yol arkadaşım...
Hayat arkadaşım...Can Yoldaşım...
Ne denilebilirki karşında
Sana ait olmanın verdiği gurur dışında...

Sen çok iyi biliyorsun içimden geçenleri gökyüzüm...
Sen herşeyin en güzelini hakediyorsun gülyüzlüm...

Bu 10 Aralığı kalbimin hemen altında senin kanını hücrelerime taşıyan bir canla geçiriyorum.
Bunun anlamını şu an gözlerimden süzülen yaşlar bi nebze anlatabilirken 29 harfle görünür bir hale getiremiyorum.
Aklımdan dizeler geçiyor...

Biz seninle tatlı iki kelam,
Biz seninle tebessüm ettiren selamız..
Güneş gökyüzünde değilken yakamoza can veren ay
Tarlaları sapsarı bezeyen
Güne yüzünü dönen
Başakların hür avuçlarında bir tutam buğdayız...


Yüreğe ilk düşen ateş parçası
Ateşe ilk değen kor yakısı
Biz seninle en zamansız haberin
En insancıl satır arasıyız..


diyorum fikrim ruhumla birleşip ellerimden dökülürken....

Seni seviyorum bir yerlede nefes aldığını bilmesi bile içimi ısıtan...
Seni seviyorum hayatın gerçek olamayacak kadar güzel yanını yansıtan...
Mübalağa değil öylesi gerçek...
Ne mutlu can oğlum bir hayatı senden öğrenecek...

Mustafa Ceceli ... Hastalıkta Sağlıkta..
Bu şarkı bugün hep dilimde aklımda..
Bu dizeler seninle hayat felsefemizi özetliyor aslında....


Şu Hercai Hayata bir kere geldik
Yedik,içtik doyduk kalktık
Hesabı birlikte verdik
Sinsi hayat ihtirası bana hiç uğramadı
Dünya malı zenginin olsun
Sen benim adamım
Seni hastalığımda,sağlımda da yanımda görmeliyim
Güneşin doğduğunu da battığını da seninle izlemeliyim
Yanabilir saltanatlar,olsun yeninden yaparız
Bizde bu sevda sürdükçe ölsekte yanyanayız...
Ebru

6 Aralık 2009 Pazar

9 Aylık Serüven...

Annenin seni dünyaya getireceği o muhteşem zamanı beklerken nasıl seni kucakladığını görmek istermisin?

Nasıl bazen aydan aya bazen günden güne birlikte büyüdüğümüzü ve birlikte 40 haftayı aşacak bir yolda yürüdüğümüzü...

Hadi Bi Bakalım 9 aylık bu güzel serüveni gitikçe içimde büyüyen ve güzelleşen varlığınla nasıl karşılamışız?


Nedende en son halimizden başlamak istedim.38.hafta yani tam tamına 9 ayın içerisinde ve işi bırakacağımız son gündeyiz...

Sen artık yaklaşık 3.5 kilo kocaman bir minik adamsın...


36.Haftamız dolu dolu 9. aya doğru gidiyoruz.
Hiç grip nedir bilmeyen annen 2009 yılının son baharında dünyayı kasıp kavuran domuz gribi salgının tam ortasında işe gidemeyecek kadara ağır bir grip senin büyük dirayetinde atlattıktan sonra iş başı yapmış burada...

Yüzümüz bu sebeple biraz solgun...Ama keyfimiz sayende 10 numara...


8.ayımız...
Ben hamileliği kendime hissediş miyadım olarak tanımlıyorum bu ayı.


Çünkü bu aya kadar hiçbir anda hamilelikte kısıtlanma olgusu yaşamadım.


Artık bu günlerde 2700 grımı bulan ağırlığınla biraz da haftasında önde olan bir bebek olmandan ötürü hafif hafif kramplar veya normal hareketlerime artık dur diyen ağrılarla karşılaşmaya başladım.

Bana nefes darlığı,mide hazımsızlığı,yok binbirtürlü hamile bayan mızmızlığı çektirmeyen o saygı duyulası daha doğmamış huylarından dolayı sana teşekkür Rabbime de şükür ediyorum.


Hamile alışverişi için verimli bir sezonda geldin oğlum...


Giymeyi hiç sevmediğimiz pijamadan bozma hamile pantalonu dışında hiçbir hamile kıyafetini en kralı 82 model kıyafetler satmakta ısrarlı hamile mağazalarından almadık.


Bu jilemiz mesela tifanny den...Çokta şirin olduğumuz üzre tepkiler almıştık.


Bu resimle bizim için dolabımızda güzel bir hatıra olarak kalacak.






7.ayımız


Karnımızın çıkmadığı hatta hamile olduğumun hiç anlaşılmadığı uzun bir zamanın ardından 7. ayda bu resimleri kimlerle paylaştı isem bu kadar hızlıca göbekleştiğimizi soran tepkiler aldık.


Evet artık biz 7.ayda dışarıdan rahatlıkla anlaşılabilen bir ana-oğul adayıydık.





Bloğumuzun babanla açılış resmini çektiğimiz Ortaköyde bir pazar gününden...


Gökçe ablan o zamanda pek anlaşılmayan karnımızdan bizi çok güldüren ve sevdiğimiz bu şirin pozu yakalamış.


Teşekkürler Göki Böki....





6.ayımız

Doktorumuz Süha Bey ki şu an da neyazıkki ona devam edemiyoruz,tatile çıkıp çıkmama hususunda Ağustos ayını geçirdiğimiz sıcak günlerde bizi tamamen özgür bırakınca sana resimlerini doğunca göstereceğim süper tatil fotoları ile dolu güzel bir Kuşadası tatili yapmış,suya balıklama dalma dışında aklına ne geliyorsa her türlübalıklığı denizde seninle yapmıştık.




Tatil sonrası 24.haftamızdayız bu resimde...Senin yüzüme yansıttığın güzellikle birlikte...















5.ayımız...

Aslında 5. ayın son günleri ve kuşadasında Efesteyiz...
Ne güzel bir gündü...
Her nekadar ben nerdeyim diyeceğini duysamda çoğalan hareketliliğinle tanıştığım ve hamileliğe iyiden iyiye alıştığım yaz günlerindeyiz.

4.ayımız...

Benim için biraz ansızın kapımı çalan varlığın birden dünyanın neresindeyim ve seninle birlikte dünyanın neresine gideceğim travması yarattı.Bu şimdileri kendime sitemle sana bir itiraf...Ama gerçek..


Ama sen işte tam bu aylarda dünyada bir yer bulma dedinde değilde bana bir dünya yaratma haline girince işte yüzüm aynen bu resimdeki tebessümde olduğu gibi gülücükler eksik olmadı.

İyiki ben geliyorum dedin...

İyiki geldin oğlum...



3.ayımız...
Bir çok yemek yeme şişkinliği vari aslında ben seni hissetmiyorum değil.

Bu resimde her nekadar gayet normal bir insan endamında görünsemde...

Bilmem anneni güzel bulacakmısın ama ben daha yukarılardaki o hamile resimlerde senin güzellliğini kendimde daha çok buluyorum.


Sebebi sen olan birşey daha


Seni çok seviyorum.



Bana göre 3.aydan öncesi pek te resmi koyulacak kadar mühim değil.Çünkü zaten senin varlığını nerede ise 2.ayına yaklaşırkan öğrenen babanla ben ayrıcalıklı sen henüz hafta üzerinden sayılıyor ve daha bir kalp atışı kadar görünüyorken ayrıcalıklı resimler çekmemiştik.

Bugün tam 40.haftada aeık kabuğuna sığmayan tavırlarınla benim güzel yürekli can oğlumsun...


Rabbimden dileğim üstüme düşen vazifelerimi bu resimlere sığdıramayacağım kadar içimden gelen bir şekilde senin için yerine getirmeme kadir olursun...



Aslında seninle birlikteliğime bayılıyor olsam şu anda,o gizemli,heyecanlı,hareketli ve meraklı saklanışın şimdilerde seni çok ama çok özlememe engel olamıyor oğlum...


Cansın...Canımsın..

ANNEN